yüzüne kalsam: uçurum
yanağından söz eder avlu
öpsem ..yorulsam
düşsem yaralarına
kansam kanasam saatlerce
kabuk bağlasam
bir söz alsam çam ağacı
kar tutan yokluğa
beyaz gülüşler içerden
kalbine değecek kadar ıslak
nameler gelecek
ahşabı süpüren gelincik
kiremitlerde baygın kokusu toprak
mendilim ateşte
katlayacağım şiirler sevgilim
ne zaman bir martı gökyüzünde
saçlarım bulut bir kaç dize
okul yolu bir çift belik
sınıfı geçmiş uzaktan
sisli düşlere yağan çekince
geçmişi yeniden giydir
terziye aşkların ölçüsünü ver
gün görsün dünya
yer bulsun ayak
hangi düşü biçsem gözlerim iplik
söz teyellenmiş arzu
çığ yeniden tenine
süpür beklenti yumağını
bu yokuş yaş tutmuyor
kaygan sevinç köprüsü
tırmanıyor belden yukarı
aşk tutunmuyor
doğurduğuna kesse kurdele derin çığlıklar beslemiş uyku
kalbim bağlanmıyor
kalbim süte kesik
at aşağı ot beni
çocuk sesi kesilmiş meltem
büyümeyi sokaklarda unutmuş eşik
bir yol
ikindi sonrası iyi gelmiyor
kanıyor pencereden
bir güle sessizliğim
çamaşırlar serili merdiven
yakamda hayal çiçeğin
savrulsam gücü kalmasa ayrılığın
Hüseyin Bozkurt
13 Ocak 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)