27 Aralık 2009 Pazar

nehirler emzirsin yetimliğimi

1.

hayıtlardan selam getirmiş bezirgandım
uzun komşuluklar oldum.. bir cümlenin keyfi
kiralarken yüzün buruşukluğu..bendim
kısa devrelerde olgun süvari

hiç sözüm olmadı sevdayı kırk
kılı heybesinde saklayan

dizgelerde sorumlu değil : ahvalim
dört nala Mezopotamya
söz çarmıhında duralı İsmail
bu ne haç..mevsim yöredir güneşi kıble

bana halkların kafiyesiyle seslen !

2.
düşümün terliksi hayvanıydın

taş evlerden serinlik buldu geçmişim..yaşıyormuşum
göğsünde bir akrep kardeşim
zehrin sunağına dimağ

aklın mintanını düşürdüm..üryanım
aynam yok karşımda bakınan

başucumda ölüm koklayan
gölgenin düştüğü yerdi : karanlık sorular

irin : kalbin sarnıcında taşan
korungasında asma..şarabın kavmiydik

hüznümün alkışına gark etme
yedi koldan saralıyım..
parşömen kesmiş kitap bilmez soluğun
maralı ürkekçe veren


3.
atların çokluğuyla hızlandı ömrüm
nefes taburcuyken orta koğuşa
baş belası terlerim göğsünde
çamurdan heykeli yontuyordu

ikna edebilir dudaklarım
çıkmak için dilinde sözcükleri

taş konuşursa kalbin.. yüz silah

bağışla göğsünden inmeliyim
karışmalıyım küle

nehirler emzirir yetimliğimi

Hüseyin Bozkurt

Hiç yorum yok: