denize boğulunca..
aşkı nehire gömdüm//
--uyandım düşleri dibinde bir bambunun
:::geçerken karşıya:::
kırlandı bir tutam çayır
uzun çavlanlarda atlayan kuzuydu uykum
bakındım bir hayat peşimde susuyor<<<
>>zıplıyor çenesinde durgunluğum
neymiş !!
nefesinde buğlanmış
sönük ay çiçeğiyken yüzüm
besledi hüznüme yulaftan bir örtü
sarılmak için kendime dipsiz boğuntuyu
bir sazlığa yerleştim..sin at
saçımda öğle güneşi duruyor üç öğün
üç ses arada pir sultan
aşksaymış meğer hindiba
devedikeni özre nöbet
bir uzun hac dönerken cadılar
zulmü çadırda doğdular
yüzdü sığ sularında ömrüm...kuma
saldılar
doğmuşken b a ş k a hüzün
Hüseyin Bozkurt
30 Aralık 2009 Çarşamba
29 Aralık 2009 Salı
k a n a d ı bana
bir tuta kül yüzümde avuç
akşamın koyu safası
tası üç katlı ranza
uydurak
yol hizip ayınden beri
tepin eyvanda ışk
bir çapak sanki havada
değdi k a n a d ı bana
aklı başka kurak
en geli m çığıran yağmur
suskurak
ince dane sevgili
koyu kırlangıçta zarfım
aç kendime narsist
üç düş delisi
kalbime heyelan bu çığ kurak
akşamı hellim
Hüseyin Bozkurt
akşamın koyu safası
tası üç katlı ranza
uydurak
yol hizip ayınden beri
tepin eyvanda ışk
bir çapak sanki havada
değdi k a n a d ı bana
aklı başka kurak
en geli m çığıran yağmur
suskurak
ince dane sevgili
koyu kırlangıçta zarfım
aç kendime narsist
üç düş delisi
kalbime heyelan bu çığ kurak
akşamı hellim
Hüseyin Bozkurt
y aşı yorum
bütün adları kırbaçlıyorum
suskunluk soyunan ağacı
çırpıyorum kalbime
sedirden bir uyku
saçlarından kuyuya : üşüyorum
tanışık geliyor ilmiğin sonu
taba rengi
kandığım gülüş asılıyorum
bir sarı çiçeklenme boynum
açıyorum
rüzgâr tanışık bir cümle esiyor
yağmursa güvercin yemi
üstüm başım yalabık
bir düzen teşhirci
y aşı yorum
Hüseyin Bozkurt
suskunluk soyunan ağacı
çırpıyorum kalbime
sedirden bir uyku
saçlarından kuyuya : üşüyorum
tanışık geliyor ilmiğin sonu
taba rengi
kandığım gülüş asılıyorum
bir sarı çiçeklenme boynum
açıyorum
rüzgâr tanışık bir cümle esiyor
yağmursa güvercin yemi
üstüm başım yalabık
bir düzen teşhirci
y aşı yorum
Hüseyin Bozkurt
has...tir
bir uzun çağrıştır suvar
yüzümde iki kardeş sevinci
düş uzar kin bilmece
elin ki dalgın çerçeve
düşer sesimden
pelit olur öngörü
azlığa hüküm
yüzüm sayıktır : hece
eldiven
kar tutmuş resim
istemi kitledim odalara
yalnızlık sürdüm
keyif bir caka kışlıkta
keyif bir huşu serde
has...tir
Hüseyin Bozkurt
yüzümde iki kardeş sevinci
düş uzar kin bilmece
elin ki dalgın çerçeve
düşer sesimden
pelit olur öngörü
azlığa hüküm
yüzüm sayıktır : hece
eldiven
kar tutmuş resim
istemi kitledim odalara
yalnızlık sürdüm
keyif bir caka kışlıkta
keyif bir huşu serde
has...tir
Hüseyin Bozkurt
27 Aralık 2009 Pazar
Ana(dolu)kar'yam
hiç büyümese doğurduğuna taş mektep..silmez ola kalbini gümüş sikke
tüm anneler için bir senfoni..://
toprak kokusu yayılan
üzüm bağları
genleri çekilmiş sümer
kargılanmış
derisinde taş evler
ah..mezopotamya göç iskânı
doğurabilirsin içinde taşıdığın isyanı
annemi vurdular yüzümde ..sesi yayılan
kuş sürüleri
ne basra eskisi şen
ne halep küskün yemeni
güneş çocukları..tüm esmerliğiyle
nabulkadnazer..salahaddin eyyubi
bir çırak eskisi gılgamış..yedi yerinde kargı
ninovadan bir taş atsam
düşmez seni
hadi doğur kan revan
köprüler kur yanağımdan
sana doğru
sen eski diclesin..bulanık akar geçmişin
dizinin dibinde süryani
yasla beni gölgene
saat erken
sana kurulu
ellerin nasır dağ havası
gözlerinde kurumuş pınarın
bir gün görsen aktığımı
yüzüm çocuksu değil artık
yüzüm kurak
ortasında vurdular annemi
Hüseyin Bozkurt
tüm anneler için bir senfoni..://
toprak kokusu yayılan
üzüm bağları
genleri çekilmiş sümer
kargılanmış
derisinde taş evler
ah..mezopotamya göç iskânı
doğurabilirsin içinde taşıdığın isyanı
annemi vurdular yüzümde ..sesi yayılan
kuş sürüleri
ne basra eskisi şen
ne halep küskün yemeni
güneş çocukları..tüm esmerliğiyle
nabulkadnazer..salahaddin eyyubi
bir çırak eskisi gılgamış..yedi yerinde kargı
ninovadan bir taş atsam
düşmez seni
hadi doğur kan revan
köprüler kur yanağımdan
sana doğru
sen eski diclesin..bulanık akar geçmişin
dizinin dibinde süryani
yasla beni gölgene
saat erken
sana kurulu
ellerin nasır dağ havası
gözlerinde kurumuş pınarın
bir gün görsen aktığımı
yüzüm çocuksu değil artık
yüzüm kurak
ortasında vurdular annemi
Hüseyin Bozkurt
yaramı derinden öpen
doğruladım hayatı yanlışlarıyla
birkaç cennet yarattım ölülerimden
ömür .; temize çekilen gün ışığı
uyandım etrafında sabahın..utandım
vicdan oralı değil
usancın adresi mızraktır
çalarsın durmaksızın kalbe
çalarsın bir yankı .öl der.
yaşamak ağır işkence
baktıkça içine baktıkça dökülen sır
tuhaf varlıklar kaynayan..elinde
kalbin kara bir kazandır
kaldırabilirsin bir dağa
günahlarını..dağ kalır altında ağırlığının
mümkünse kendine bir ağaç dik
üvey kuşlar getir dalına
bir ateş yak ..özem özem
mirasındı tırnak izlerin
..yaramı derinden öpen
Hüseyin Bozkurt
birkaç cennet yarattım ölülerimden
ömür .; temize çekilen gün ışığı
uyandım etrafında sabahın..utandım
vicdan oralı değil
usancın adresi mızraktır
çalarsın durmaksızın kalbe
çalarsın bir yankı .öl der.
yaşamak ağır işkence
baktıkça içine baktıkça dökülen sır
tuhaf varlıklar kaynayan..elinde
kalbin kara bir kazandır
kaldırabilirsin bir dağa
günahlarını..dağ kalır altında ağırlığının
mümkünse kendine bir ağaç dik
üvey kuşlar getir dalına
bir ateş yak ..özem özem
mirasındı tırnak izlerin
..yaramı derinden öpen
Hüseyin Bozkurt
nehirler emzirsin yetimliğimi
1.
hayıtlardan selam getirmiş bezirgandım
uzun komşuluklar oldum.. bir cümlenin keyfi
kiralarken yüzün buruşukluğu..bendim
kısa devrelerde olgun süvari
hiç sözüm olmadı sevdayı kırk
kılı heybesinde saklayan
dizgelerde sorumlu değil : ahvalim
dört nala Mezopotamya
söz çarmıhında duralı İsmail
bu ne haç..mevsim yöredir güneşi kıble
bana halkların kafiyesiyle seslen !
2.
düşümün terliksi hayvanıydın
taş evlerden serinlik buldu geçmişim..yaşıyormuşum
göğsünde bir akrep kardeşim
zehrin sunağına dimağ
aklın mintanını düşürdüm..üryanım
aynam yok karşımda bakınan
başucumda ölüm koklayan
gölgenin düştüğü yerdi : karanlık sorular
irin : kalbin sarnıcında taşan
korungasında asma..şarabın kavmiydik
hüznümün alkışına gark etme
yedi koldan saralıyım..
parşömen kesmiş kitap bilmez soluğun
maralı ürkekçe veren
3.
atların çokluğuyla hızlandı ömrüm
nefes taburcuyken orta koğuşa
baş belası terlerim göğsünde
çamurdan heykeli yontuyordu
ikna edebilir dudaklarım
çıkmak için dilinde sözcükleri
taş konuşursa kalbin.. yüz silah
bağışla göğsünden inmeliyim
karışmalıyım küle
nehirler emzirir yetimliğimi
Hüseyin Bozkurt
hayıtlardan selam getirmiş bezirgandım
uzun komşuluklar oldum.. bir cümlenin keyfi
kiralarken yüzün buruşukluğu..bendim
kısa devrelerde olgun süvari
hiç sözüm olmadı sevdayı kırk
kılı heybesinde saklayan
dizgelerde sorumlu değil : ahvalim
dört nala Mezopotamya
söz çarmıhında duralı İsmail
bu ne haç..mevsim yöredir güneşi kıble
bana halkların kafiyesiyle seslen !
2.
düşümün terliksi hayvanıydın
taş evlerden serinlik buldu geçmişim..yaşıyormuşum
göğsünde bir akrep kardeşim
zehrin sunağına dimağ
aklın mintanını düşürdüm..üryanım
aynam yok karşımda bakınan
başucumda ölüm koklayan
gölgenin düştüğü yerdi : karanlık sorular
irin : kalbin sarnıcında taşan
korungasında asma..şarabın kavmiydik
hüznümün alkışına gark etme
yedi koldan saralıyım..
parşömen kesmiş kitap bilmez soluğun
maralı ürkekçe veren
3.
atların çokluğuyla hızlandı ömrüm
nefes taburcuyken orta koğuşa
baş belası terlerim göğsünde
çamurdan heykeli yontuyordu
ikna edebilir dudaklarım
çıkmak için dilinde sözcükleri
taş konuşursa kalbin.. yüz silah
bağışla göğsünden inmeliyim
karışmalıyım küle
nehirler emzirir yetimliğimi
Hüseyin Bozkurt
katlı düşlerin eski sevdası..tam oniki yerimden bıçaklı
hırkamı düştüm yer deniz
bir hayat güldü çocukluğun sakalından
milli sulara
övüncün gerilimiyle beslenen açlığım..şimdi pusuda gözlerinin
or deniz marjinal kayıtlardan keyfiyet salan kirlilik
baktıkça bağışlanmayı sınan suratı
sabahı çarşaflarda öğle asıyor
kurumuş bir mendil arka cebimde..katlı düşlerin eski sevdası
tam oniki yerimden bıçaklı
azgın kanamayı zamana yaydı keten düşlerim
esrarengiz bir çuvalda
yoktun..işlenmiş mendile sarılmaktı ısrarım
parmaklara gümüşten bir halkayı
kalbimin kuyusuna atmaktı
yağmur perperişan küskün bir dudaktır artık
yağmur koyu hisardır göğsüne
çırpındıkça kara bir deniz boş yere
döküldükçe kum harçlandı kalbe
hırkama beton
Hüseyin Bozkurt
bir hayat güldü çocukluğun sakalından
milli sulara
övüncün gerilimiyle beslenen açlığım..şimdi pusuda gözlerinin
or deniz marjinal kayıtlardan keyfiyet salan kirlilik
baktıkça bağışlanmayı sınan suratı
sabahı çarşaflarda öğle asıyor
kurumuş bir mendil arka cebimde..katlı düşlerin eski sevdası
tam oniki yerimden bıçaklı
azgın kanamayı zamana yaydı keten düşlerim
esrarengiz bir çuvalda
yoktun..işlenmiş mendile sarılmaktı ısrarım
parmaklara gümüşten bir halkayı
kalbimin kuyusuna atmaktı
yağmur perperişan küskün bir dudaktır artık
yağmur koyu hisardır göğsüne
çırpındıkça kara bir deniz boş yere
döküldükçe kum harçlandı kalbe
hırkama beton
Hüseyin Bozkurt
işporta ruhumda kaçtığım cinnetler tutuşsun
bir yangının hera'nıydık
tutuştu çeyrekliğin kalbi paçalarından
mektuplar taşıyan güvercinin
taradığı boşluktu yüzün..tırmayınca hayat yokuşa
belleğin sularında sabahladık..terin dilimde pazar ayini
muhacir bir aşkınlık uğruna tutunamadık..sandığımız gülüşlerce mum
söndü alışkanlık ; araf
silah tücarlarının kapadığı sayfa : kan kokar
canavar beslemiş yılgınlığım
boynun ince uzun ve narin
nereye ..çocukluğu salıncakta unutulan
göz yaşlarım kaldı sana
ikram edeceğim..unutma bir közün yattığı yerde
insan etleri vardır yanık kokan
mevsimler geçici bir heves sardı benliğe..iklimler
öyle böyle dersini çalışmış seyirci..replikler dudağımda kalın
bir hayat satıyordu..aldın..pişman değildin dalgınlığa
bırak pazarlar yürüsün işporta ruhumda
kaçtığım cinnetler tutuşsun
Hüseyin Bozkurt
tutuştu çeyrekliğin kalbi paçalarından
mektuplar taşıyan güvercinin
taradığı boşluktu yüzün..tırmayınca hayat yokuşa
belleğin sularında sabahladık..terin dilimde pazar ayini
muhacir bir aşkınlık uğruna tutunamadık..sandığımız gülüşlerce mum
söndü alışkanlık ; araf
silah tücarlarının kapadığı sayfa : kan kokar
canavar beslemiş yılgınlığım
boynun ince uzun ve narin
nereye ..çocukluğu salıncakta unutulan
göz yaşlarım kaldı sana
ikram edeceğim..unutma bir közün yattığı yerde
insan etleri vardır yanık kokan
mevsimler geçici bir heves sardı benliğe..iklimler
öyle böyle dersini çalışmış seyirci..replikler dudağımda kalın
bir hayat satıyordu..aldın..pişman değildin dalgınlığa
bırak pazarlar yürüsün işporta ruhumda
kaçtığım cinnetler tutuşsun
Hüseyin Bozkurt
tırnaklarında uzat kibrimin inadını
yoğun taşkınlıkla öpme ! kuru gürültüye gidemem
sesim çitlerden atlayan tomruk olur
orman arayan bir adam eskisi belki..kılığında devlet övüncü
sustalı bakışlar sıkınan..parmakları
zincire tanışıktır..bir sevdayı sevdaya
ateş sevmiş bir hamurdur dumura gelen
olur da zamansız düşer korkularımdan
yüksek sesle sevişme beni..daha dündüm
çaputtan düş ezmesi..her yerim baskının
yedi rengi..oyalı kenarında bir derenin
parmaklara hayaller süren..dağılmasın
harcı yenilmiş bir zümrenin taşları
efsunlu böcektir öpersen..çıyan olur
ey yam..bin parçaysam yüzün artığım
bir kaç gün sessiz kal ..zehrin gittikçe ağulansın
kalbime düşmüşse fırat..bir yanda sırat
geçte öp.çer de çöp
tırnaklarında uzat kibrimin inadını
Hüseyin Bozkurt
sesim çitlerden atlayan tomruk olur
orman arayan bir adam eskisi belki..kılığında devlet övüncü
sustalı bakışlar sıkınan..parmakları
zincire tanışıktır..bir sevdayı sevdaya
ateş sevmiş bir hamurdur dumura gelen
olur da zamansız düşer korkularımdan
yüksek sesle sevişme beni..daha dündüm
çaputtan düş ezmesi..her yerim baskının
yedi rengi..oyalı kenarında bir derenin
parmaklara hayaller süren..dağılmasın
harcı yenilmiş bir zümrenin taşları
efsunlu böcektir öpersen..çıyan olur
ey yam..bin parçaysam yüzün artığım
bir kaç gün sessiz kal ..zehrin gittikçe ağulansın
kalbime düşmüşse fırat..bir yanda sırat
geçte öp.çer de çöp
tırnaklarında uzat kibrimin inadını
Hüseyin Bozkurt
22 Aralık 2009 Salı
ısrarı bir meleğe giydir
fayda yok ısrarı bir meleğe giydir
uzun soluklan dizi dibinde
ayın son şeklini çalsın gülüşü
kara hançere beslensin
kınında doyursun sütü
suçludur bir nehrin buluşması çağla
yüreği okla git ey raqip
kahır bir gülüştür sükunetin
ayarı çözülen ilmik ya bu sessizlik
divanı yardan kubul
sesin ezası dedik ilk çığlıklara
argın yerleri inayetin
söz kamıştan çekilen mürekkeb
anlam davetsiz duyu
ya bu kuyu çağrılan nakip peşin bir aldırış
dölünde kimsesizin
uyut bir pişmanlığı
yar dudağında gezinsin kuşku
akan süt vebalıdır kan sarılmış tütün
ince bir duman süzülür dilin ahı
fayda yok ısrarı çime sor..at uzağına yeli
Hüseyin Bozkurt
uzun soluklan dizi dibinde
ayın son şeklini çalsın gülüşü
kara hançere beslensin
kınında doyursun sütü
suçludur bir nehrin buluşması çağla
yüreği okla git ey raqip
kahır bir gülüştür sükunetin
ayarı çözülen ilmik ya bu sessizlik
divanı yardan kubul
sesin ezası dedik ilk çığlıklara
argın yerleri inayetin
söz kamıştan çekilen mürekkeb
anlam davetsiz duyu
ya bu kuyu çağrılan nakip peşin bir aldırış
dölünde kimsesizin
uyut bir pişmanlığı
yar dudağında gezinsin kuşku
akan süt vebalıdır kan sarılmış tütün
ince bir duman süzülür dilin ahı
fayda yok ısrarı çime sor..at uzağına yeli
Hüseyin Bozkurt
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)