21 Mart 2009 Cumartesi

defaksiyon




--------------------------------------------------------------------------------

1.

sürmelim keyif çattığım
yıkandığım topraklarda
kuru havuzdun

kuşlara sattım kirlerimi

kırılabilir kanadında sandaletim
yürüdüğün tırnaklara nakıstı
tırmandığım gökyüzü

bir şapkaydım başına gülen
ağır şarkılar derdim kırlardan
sonbahar hüzünleri taşmış harmanlar

gökyüzü sürmüş yere
gökyüzü bilmiş dere
sesimde çıyanların

sana güller gitmedim
karanfil kokmadım ağzında
işkembe süvari yalnızlığı
hiç sevişmedim

güldürmedim akları bir daha
yalnızlığa kör tıraşları


2.

düşün sularında ısınan göçebeyim
tüm varlığımı malına bildin
susuzdum açtım yoksuldum
gezintim suratında berhava

düğmeler ilikledi sulardan
derin ömrüm
sabahlar uyandı sakalında
karayı aklayan

sandaldım sandın etim
karıncalar ordusu beynim
düşündükçe bir deniz orda
çekildi sularıma

karaydım kapkara karşında
sarışın düello halim

3.

bir zaman geldin amanı
ahım bir kuş kanadı
uçtu yuvasından
uçuş o uçuş

der ter demeden ovaları
göğsüne dinlediğim
kalbimin yırtık teki
bana bol geldi

sesim karışır tırnağına
dişlerin serdikçe beni
ey tohum çimde gel
yağmur buralı

anlam kargaşasında ayıkla güneşi
çam değil uzanan
dalına konmuş iğnesi

batır acı kalbime
bal eylesin sıvası

4.


kalbime astım gülüşlerini
resim oldum çatında
alnının her saati

uzunca kaldım yaz güneşi
sarardım keyifle
çatlayan dudağında

şemsiyesiz
yağmurlar öptüm

dilimde dilin ıslaklığı
çamurlu geçmişim
anaç sevda heykeli

sıvazladı esmerliği
toprağa yan yatıp
bir tarih dikildim

eteğin yırtmacından
beni bir rüzgar sandı
öptüğüm kargalar

kıştım kıştım
alnımın çatısında güvercin pisliği

5.

uçtum kalbinin sıvasından
döküldüm donuk mayıslar

Hüseyin Bozkurt

Hiç yorum yok: