28 Nisan 2008 Pazartesi

küs çiçeği açmadı sancı..her can bir kule





küs çiçeği açmadı sancı..her can bir kule







bulanık şafaklar doğdu kimliği

serin yazgılar sarı ışıklar

karşılığı olmayan yüzlere kaldı

saydı sayılmadı ten boyu


beyaz yaşayabilir.. insan ikinci mevki

düşün..yılgının kollarında sararan

mavi yıldız..genç kuşak çeşnisi

güneş ayılabilir sevmekten

yüzünün bağ yerini

akabilir ayrıksı çeşmelerden bir tutam göz yaşı

tuz bildiği değil annenin kına elleri


masallardan çıkan bir su sanki

arkları çimen yavrusu


köz kalabilir.. göğsünün kalıbı..su yanabilir

ey bu resmi gören ceviz yaprağı

başında salınan bulut

mührü kazımış

dil altında dinmeyen yaralı sözcük


hiç değil inandığın yüz..belki ben geçen dar sokak

oyundu bilmem cezalı

saklanmış ceviz ağacında ev

dört yan sessizlik uğultusu

kulaklarda inanmadığın gülüş

diş çekebilir karnından


düş kaçabilir çorabın ucundan..güz taşabilir sıcağından

haydi yürü oluktan kesilmiş rüzgâr


her şey ıskalamış..bir bir..kendine kavuşmuş sıkılgan ıslık

kara gün dostu dediler

hiç korkmadı sahanlığı sekerekten

konuş bildi düş avluları

kocaman güvercin gözü


aşk mavi küpe kulağında salınan

gezen tırnakların acı şimdi

uç beni sarındığın yastıktan..kalbe inen kör hançer gözleri


bir kızım olsun istedi bu göğ..bakırdan sini

ey zeynep..taşan yıldızların uzak sesi

avuçlarında parlayan tutuş

ey aşk kıvılcımı sözlerin

derin kuşkular kesen

cennet ..ayak ucunda sahte bakıcı


saçlarında bağladı yetimliğe..toprak çilesi bildi

sarındığın fistan..sadece sarıyı kesen

mavi..bir ışıldık yüzdüğün desen


gönlün sultası ademden geçti..şehirler öldü bilinmekten

ayak izleri silinince coğrafya

tarih and olsun aşkın olacak..aşk yazacak çocuk dilleri

ceviz dalına

erken inen bir bulut yağmayacak

çakıyı kuş dili sayan kalp


havalanıp yüreğe doğru

aradı taradı kör sular..dudaklar çivit rengi


acem ellerinde konuşan dil ..şeriati

ya ali keskin kınından sevda ateşi düş




Hüseyin Bozkurt

Hiç yorum yok: